Sahne ışıkları söndüğünde, geriye yalnızca alkıların yankısı kalmaz. Bazen, yıllar içinde biriktirilen sessiz kararlar ve yeniden başlama cesareti kalır. Demet Şener’in hikâyesi de
1990’ların başında Türkiye’de medyanın güç merkezi oldukça net sınırlarla çizilmişti. Ana akım gazeteler, genellikle seküler yaşam tarzını benimseyen, merkez sağ veya sol eğilimli